Nektar ve Polen Kaynakları

nektarlı bitkiler
Döllenme zorunluluğu duyan bitkilerin arıların ilgisini çekmek üzere çiçekte bulunan salgı organlarından salgıladığı bir madde olan nektar geniş anlamda balın kaynağını oluşturan tüm sıvılara verilen isimdir. Çiçekte nektar salgılayan ve nektaryum adını alan bu organlar, çiçeğin içinde ve dışında yer alırlar. Çiçek içi salgı organları çiçeğin taç ve çanak yapraklarında, erkek organ üzerinde, çiçek örtüsü yapraklarında veya çiçek ekseninde; çiçek dışı nektar salgı organları ise gövde veya yapraklarda bulunmaktadır. 

Bitkilerden salgılanan şekli ile nektar genellikle renksiz, saydam ve ışığı kırıcı özelliktedir. 

Bitki türlerine ve doğal koşullara bağlı olarak şeker oranı %5-80 arasında değişmekle beraber bu oran genelde %10-30 arasındadır.İçerdikleri şekerlerin çoğunluğuna göre nektarlar; sakkarozu üstün nektarlar, eşit ölçülerde sakaroz, glikoz ve fruktoz içeren dengeli nektarlar ve fruktoz ile glikozu üstün içeren nektarlar olmak üzere 3 farklı gruba ayrılmaktadır. Arılar nektardaki şekerlerin oranına göre seçim yapmakta ve en çok dengeli nektarları tercih etmektedirler. 

Basura Nedir?

basura nedir
Bitki öz suları ile beslenen Aphidae ve Coccidae familyası üyelerinden bazı böcekler yararlanamadıkları şekerleri sindirim sistemi sonundaki bir bölmede depo ederek belirli zaman aralıkları ile dışarı atarlar. Bitkiler üzerindeki yapışkan görünümü nedeniyle halk dilinde “basura” olarak adlandırılan bu maddeler nektarlardan böceksel kaynaklı olanlarını oluştururlar. Bu nedenle böcek nektarı olarak da adlandırılan basura, bitkiler tarafından salgılanıyormuş gibi görünmesi nedeniyle salgı nektarı olarak da adlandırılır. 

Bazı bitkilerde nektardan tamamen farklı bir yapıda oluşan basura geniş ölçüde bal yapma olanağı sunduğundan ekonomik yönden büyük bir önem taşımaktadır. Ülkemizde Uludağ’da Uludağ köknarı üzerinde Cinara pictae ve Batı Anadoluda’da Çam türleri üzerinde Marchalina hellenica (pamuklu çam biti) geniş ölçüde nektar oluşturur. Ayrıca belirli ölçülerde Gelincik, Devedikeni, Gül, Ihlamur, Mürver, Söğüt, Meşe, Kestane, Kavak, isfendan, Karaağaç, Huş, Ilgın, sert çekirdekli meyveler, Köknar, Ladin, Çam türlerinde de basura oluşmaktadır. 


Polen  Nedir?

polen
Çiçeklerin üreme birimini oluşturan ve çiçeğin erkek organı üzerinde bir paket halinde bulunan polen, içerdiği yüksek protein oranı nedeni ile bal arılarının beslenmesinde protein kaynağı olarak önem kazanır. Gerek yavru beslenmesinde ve gerekse arı sütü salgılayan genç işçi arıların beslenmesinde bol miktarda kullanılır. Protein oranı %7,02 ile %33,5 arasında değişir. Yüksek miktarda protein içeren zengin polenler, bal arılarınca daha çok toplanırlar. 

Doğada bulunan nektar ve polen kaynakları 3 kısma ayrılır; 

1. Kültür Bitkileri 
Bu guruba baklagil yem bitkileri ile endüstri bitkileri girmektedir. Yem bitkisi olarak ekilen yonca, korunga ve kolza en başta yer almaktadır. Endüstri bitkisi olarak pamuk ve ayçiçeği arıcılık için çok önemli kültür bitkileridir. Bunlar kültüre alınmış bitkiler oldukları için çiçeklenme dönemleri farklılık gösterir ve arılar için çok zengin ve uzun süreli nektar kaynaklarını oluştururlar. 

2. Doğada Kendiliğinden yetişen bitkiler 
Ülkemiz bu bitkiler yönünden oldukça zengindir. Genellikle nitelikli nektar veren bitkilerdir ve arıcılık için büyük önem taşırlar. En önemlileri; kekik, adaçayı, taş yoncası, hindiba, ballıbaba, lavanta, üçgül çeşitleri, nane, fiğ ve diğer türlerdir. Bunlar karışık olarak meralarda bulunur, kendi kendine yetişir, tohum saçar ve nesillerini sürdürürler. 

3.Ağaçlar ve çalılar 
Ülkemiz nektar ve salgı üreten ağaçlar yönünden değerli türlere sahiptir. Ağaçlar içinde nektar ve salgı üretimi bakımından en önemlileri; narenciye çeşitleri, akasya, ıhlamur, kestane, okaliptüs, çam, çeşitli meyve ağaçları, söğüt, yalancı akasya, akçaağaç, meşe, keçi boynuzu 


Bazı önemli çalı formundaki bitkiler ise hayıt, böğürtlen, püren, kargan, geven, pamucak, adaçayı.
                                                                                    Harita Kaynağı: Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu


0 yorum:

 

Çeviri

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı